Zihinsel toksinlerden nasıl kurtuluruz?

Bu keşif yolculuğunda, iletişim tasarımcısı, mentor ve mediatör Metin Reyna bize farkındalığın ve dönüşümün ipuçlarını gösteriyor.  BURCU SEVER – D-Life Ocak 2013

Kurumsal çalışma hayatında, üst düzey yöneticilik ve yönetim kurulu üyelikleri de yapmış olan Avukat Metin Reyna, adalet ve hukuk sisteminin aslında arzu edilen adaleti ve hakkaniyeti dağıtabilmekten çok uzak kaldığını fark ederek, profesyonel hayatındaki hukuk, iletişim, çatışma/müzakere ve çözüm üretebilmeye dair edindiği tecrübelerini nasıl ve ne şekilde dönüştürüp farklı alanlara aktarabileceğini sorgulamaya başlamış. “Hukuk temellerinden biri hakkı ve haklılığı olanı tespit etmek, ancak bu tespit tek başına maalesef arzulanan ölçüde adillik ve hakkaniyet ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Ayrıca, çok uzun süren yargılama süreçleri, haklı-haksızın tespitindeki zorluklar, adalet ve hukuk sistemi içerisinde art arda açılan davalar neticesinde taraflar arasında müthiş bir mücadele hali yaratıyor. Neticede adalet ve hakkaniyet dağıtabilme niyeti, sistemin içerisindeki birtakım zorluklar nedeniyle istenileni yapabilmekten uzak. Bu yüzden ihtilaf ve çatışma halindeki insanlar çeşitli stratejilerle kendi çözümlerini üretmeye çabalıyor.” Reyna kendine olan yolculuğunda, bu farkındalık ve arayışla hareket ederek temel psikoloji ve psikoterapi yöntemleri ile Doğu’nun mistik felsefeleri ve Sufizm’in ana akımlarını öğrenerek kendini geliştirmiş. “Benim inandığım adalet ve hakkaniyet sistemi birbirimizi karşılıklı gözetebildiğimiz, farklılıklarımızı zenginlik olarak görebildiğimiz, en derin insani ihtiyaçlarımızın farkında olarak bunları paylaşabildiğimiz ve en önemlisi tüm bunlar için birbirimizi dinleyip, duyabilen ve çözüm üretebilen şifalı bir ortamı bireysel ve toplumsal olarak oluşturabilmek. Ancak biz, her tür ilişki, diyalog ve iletişimimizde sadece ‘haklılığımızın’ derdindeysek, bu olgu bireysel ve profesyonel yaşantımızda bizi bir yere götüremeyeceği gibi, adalet ve hukuk sisteminde de onarıcı, iyileştirici adilliği sağlayabilmek hususunda bizleri bulunduğumuz noktadan başka bir yere taşıyamayacaktır.”

DİYALOG SORUNU

Reyna, yaşantımızdaki her tür ihtilaf ve çatışmayı çözebilmek konusunda Mediasyon yöntemini kullanıyor. Türkçe’ye “arabuluculuk” olarak çevrilebilen Mediasyon, en basit tanımıyla, uyuşmazlıkların hallinde odağına insani ihtiyaçları koyarak uygulanan alternatif bir çözüm yöntemi. İkili ilişkilerdeki problemlerden, aile içi uyuşmazlıklara, ticari uyuşmazlıklardan, şirket içi problemlerin halline kadar bir çok farklı alanda uygulanabiliyor. Reyna gibi eğitimli mediatörler, her tür çatışmada tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin dertlerini dinleyip duymasını sağlayarak çözüme de ulaşabilmelerine vesile oluyorlar. “Diyaloglarla bağlantı kurabilmeyi ya da yazılı iletişimi sadece sözcükleri sıralamak zannediyoruz, neticeleri vahim olabiliyor. Zira iletişimde kullandığımız dil ve biçim oldukça sert. Arabuluculuk yöntemi, haklı-haksız derdine düşmeksizin, insanların gerçekten insani ihtiyaçlarını karşılamalarına vesile olabilecek bir yöntem. Ayrıca, bu yolla uzlaşamadığınız taktirde, yeniden mahkemeye giderek yargı yollarına başvurmanız mümkün.”

Reyna, farkındalık sohbetleriyle bireyler, gruplar ya da kurumlar için farkındalık ve dönüşüm yaratabilecek yolların kapılarını aralamayı öngörüyor. Sohbetler sırasında 5D modeli (Durum, Düşünce, Duygu, Davranış, Dil) olarak adlandırdığı bir yöntem kullanıyor. Önce sohbet ettiği birey, kişi ya da kurumların içinde kaldıkları durumlar ve bunlara ilişkin düşünsel yapılarını anlamaya çalışıyor: Düşünsel yapının arkasındaki kodlar ne, nereden geliyorlar, kime ait, nerede tuzaklar barındırıyorlar? İkinci faz durum ve düşünsel yapının nasıl bir duygusal hal yarattığını anlamak: Öfke ya da farklı tip şiddete mi neden oluyor? Bu iki süreçte danışanlar düşüncelerinin duygularını nasıl ve ne şekilde tetiklediğinin farkına varıyor. Üçüncü aşamada bütün bunların kişide yarattığı otomatik davranış ve reaksiyonların neler olduğu ortaya çıkarılıyor. “Bu reaksiyonlar sadece fiziksel davranışlar değil elbette. Örneğin, dedikodu karşılanmamış bir ihtiyacımızın tirajik bir ifadesi ve davranışsal bir strateji olabiliyor. Kurumlarda karar almayı engellemekten, iki departman arasındaki çekişmelere ya da bitmesi gereken bir işin tamamlanmasına bile engel olabiliyor.” Reyna, düşünsel yapı, bunun tetiklediği duygu ve davranışlara bakılmasının ve tüm bunların diyalog ve iletişimimizde kullandığımız dile olan etkilerinin anlaşılmasının, bireylerde bir farkındalık süreci başlatabileceğini belirtiyor. Ve son aşamada “aynada kendini gören” bireyde eğer istiyor ve seçiyorsa dönüşümün ilk kapısı aralanabiliyor.

İHTİYAÇLARLA BAĞLANTI

Son dönemde Kentsel Dönüşüm adıyla binalar bile yenileniyorsa, biz neden dönüşüme bu denli direnç gösteriyoruz? Reyna, bunun çok basit bir cevabı olduğunu söylüyor. “Öncelikle insan akıl, ruh ve beden üçlemesine sahip, bunların uyumlanması için özüyle tekrardan bağ kurmayı öğrenmesi zaman alıyor. Ayrıca, çocukluğumuzdan itibaren, çoğumuza kendimiz adına bir şey istemek öğretilmiyor. Bunun bir ihtiyaç olabileceğini öğrenmiyoruz. Kendin için bir şey istemek ayıplanır ya da kalıplarla değiştirilir. Bu da bizim özümüzle olan bağı azaltıyor ya da kopartıyor. Bireysel olarak bunda kimsenin bir suçu yok, suçlu da aramıyoruz. Bu bir tespit, işte tam bu noktada takım çalışmasıyla neden birbirimizi bütünlük içerisinde destekleyip, birbirimize yardımcı olmayalım?”

Reyna, ihtiyaçlarıyla bağlantıları kopmuş kişilerin kendilerini çok çaresiz hissedebileceklerini ancak tam olarak neye ihtiyaç duyduklarını bilemediklerini gözlemlemiş. “İhtiyaçlarımız tam öğretilmediği ve kendimiz adına bir şeyler talep etmek adeta yanlış bir şeymiş gibi kodlandığı için bir şeye ihtiyacınız olup olmadığı sorulduğunda, yokmuş gibi davranıyoruz.” Farkındalık sohbetleri bireyin ya da kurumların kendi belirledikleri mekanlarda ya da bireysel sohbetler için tercih edilirse, Reyna’nın ofisinde gerçekleştirilebiliyor. Kurumlara verilen hizmet, yönetsel değişim-dönüşümün tespit edilecek ihtiyaçlarına göre değişiyor. Üst ve orta düzey yöneticilere saatlik mentorluk hizmeti verilebiliyor ya da çalışanlarla yarım ya da tam günlük atölye çalışmaları yapılıyor. Bireysel sohbetler ise bir buçuk saat sürüyor ve ücreti 250 TL.