Öfkenin İfadesi ve Dönüşümü

Öfkenin Güzelliği ve Yaşamımıza Hizmet Eder Hale Dönüştürülmesi

Çok küçük yaşlardan itibaren öğrendiğimiz/tanıştığımız en bildik duygulardan biri ‘korku’ ise, diğeri de şüphesiz ‘öfke’ dir. Yaşımız ilerleyip toplumsal ve sosyal anlamda statü elde ettikçe, mevcut korkularımızı nasıl bastırabileceğimizi ve hangi stratejilerle korkusuzmuşuzcasına davranabileceğimizi deneyimlerek öğreniriz.

Benzer bir durum öfke duygusu için geçerli olmakla birlikte, öfke, korku duygusuna göre içimizde çok daha akışkan ve kabına sığmaz bir hal alabilir. Ve bu durum bazen eylemsel olarak varlığını pasif şiddetten sözel şiddete, buradan da fiziksel şiddete doğru bir volkan patlaması ya da deprem dalgası gibi gösterebilir. Korku, ilkel beyinciğimizi tetiklerken, öfke, bu durum/hal karşısında duygusal ya da fiziksel şiddet olarak başkalarının canını yakabilecek somut eylemlere dönüşebilir.

Şiddetsiz İletişim Yaklaşımı ile Öfkenin Dönüştürülmesi Nedir:

Yeni Çağ (‘New Age’) akımlarının bazıları, tetiklendiğimiz hallerde ortaya çıkan öfkeyi bastırmayı, sakin kalabilmeyi, mevcut durumu kabullenmeyi, bu duygunun ve durumun, üstesinden gelinmesi gereken bir hal ve nitelik olduğu ya da kontrol edilip yönetilmesi gerektiğini tavsiye etmektedirler.

Şiddetsiz İletişim’in diğer akımlardan farkı ve benzersiz yanı, öfkeyi görmezden gelmek, bastırmak, yok saymak, yönetmek ya da kontrol etmek gibi amaçlar gütmemesidir. Bunun yerine, içimizde canlanan öfkemizin ardında yatan ve karşılanmayan ihtiyaçlarımızın farkına varmamızı ve bunların ortaya çıkartılabilmesi için öfkemizin özünün tümüyle ve içtenlikle ifade edilebilmesini desteklemesidir.

Elbette bunu yapabilmek için önce, kendi özümüzdeki ihtiyaçlarımızın tam olarak neler olduğunun bilincinde olmamız elzemdir. Bize öğretilen mevcut iletişim dil ve biçimimiz özümüzle bağımızı zedelemiştir. Bizi tetikleyen çoğu durumda, hissettiğimiz duygunun ve bunun altında yatan karşılanmamış ihtiyacımızın hangisi olduğunun farkına bile varamayız. İşte tam da bu noktada, Şiddetsiz İletişim Yaklaşımının yardımıyla, öfkemizin ihtiyaçlarımıza tercümesini yapabilirsek, hem öfkeyi dönüştürebilir hem de hayatımıza hizmet eder hale getirebiliriz.

Nasıl Bir Yol İzlemeli?

Aslında hepimiz, diğerinin söylediği söz, yaptığı hareket yada meydana gelen olay veya olgu sebebiyle değil, tüm bunlara dair zihnimizde yer alan inanç kalıpları sebebiyle öfkeleniriz. Kısacası öfkemizin sebebi, bir başkasının dediği yada yaptığı bir şey değil, zihnimizde, o söz yada eyleme yüklediğimiz anlamların karşılanmaması durumudur.

‘Öfkeliyim, çünkü sen/siz/onlar/………………………dedi/demedi/yaptı/yapmadı’ kalıbını;

‘Öfkeliyim, çünkü benim ……………………….ihtiyacım var’ cümlesine dönüştürebilmenin yollarını aramak, öfkemizi ifade edebilmede fayda sağlayabilir.

Neden Öfkenin Dönüşümü!?

Çünkü; ya çare sizsiniz…! ya da çaresizsiniz…!