Çatışma Çözümleri

Koşullanmış zihinlerimiz, çatışma kavramına yüklenmiş onlarca olumsuz fikirle dolu. Hal böyle olunca, yaşantımızın her vechesinde deneyimlenen çatışmalar, birer haklılık savaşına dönüşmekte ve maalesef çözüm üretebilmek neredeyse imkansız hale gelmektedir. Çatışma süreçleri başladığında, hemen hepimiz, karşımızdakini etkin/aktif bir şekilde dinlemek yerine, ona yetiştireceğimiz cavabı zihnimizde döndürür dururuz. Böylelikle kendimizi, hem dinlemez hem de duyamaz hale getiririz. Sonrası malum, yanlış anlamalar, alınganlıklar, stratejiler, güç savaşları, farklı türden şiddet ve çözümsüz hale getirdiğimiz çatışmalarımız. Pek çoğumuz, aslında çatışmaları takiben, içsel dünyasında;kendisini sorgulamadan, suçluluğa, üzüntü ve derin bir çaresizlik hissinden depresyona kadar farklı his ve ruh hallerinde salınıp durur.

Çaresi var mı? Evet, çareye dair başlangıç adımı; olaylara, kişilere yada sözlere yükleyip doğru diye kabul ettiğimiz anlamları, bakış açımızı değiştirerek sorgulayabilmekten, diğer bir deyişle çatışmaları çözüme götürebilecek bir  umut yolu yaratmayı istemekten geçiyor olabilir. Bunun için farkındalıkla hareket etmeye ve gözlem yapabilme yetkinliğimizi geliştirebilmeye derinden ihtiyaç duyarız. Biz işe, bu ihtiyacınızın farkında olup olmadığınızı sorgulatarak başlıyoruz. Ne dersiniz bakış açımız 6-9 olabilir mi..!?