Şiddetsiz İletişim – Bir Yaşam Dili

1. Mevcut İletişim Yollarımız Çok mu Şiddetli?

Maalesef mevcut iletişim yollarımız hem kullandığımız dil hem de üslup olarak şiddetli. Geleneksel aile yapısı, eğitim sistemi, sosyal, toplumsal, kurumsal düzen ve global sisteme uyumlu olacak şekilde, ahlaki ve toplumsal kalıplaşmış refleks ve yargılara dayalı olarak biçimlendirilmiş durumda. Bu iletişim yollarının, kendi düzenine ait tehlikeli kurallara dayalı bir oyunu ve zihnimizin yargıları ile beslenen bir dili var. Oyunun adı “Kim Haklı Oyunu!” ve kullandığımız dilin adı “Çakal Dili”.

Kim Haklı Oyunu ve Çakal Dili kendisini, özellikle iş ortamlarında, arkadaşlık ilişkilerinde, duygusal yakınlaşmalarda, akraba ilişkilerinde, müzakere, fikir ayrılığı ve çatışma anlarında, siyasi hayatta, kısaca yaşantımızın her alanında bizlere duygusal acı verebilen “Pasif Şiddet” dediğimiz bir halin içinde ve onunla birlikte göstermektedir. Pasif Şiddet, karşılaştığımız olaylarda içimizde canlanan hisler ve ihtiyaçlarla bağ kurup ifade edilemediğinde, tortu olarak birikmekte ve zaman içerisinde her türlü fiziksel şiddete dönüşebilmektedir.

2. Zihin Yargıları ile Beslenen Çakal Dili Ne Diyor?

Çakal Dili, karşımızdaki ile gönülden bağ kurmayı ve şefkatli iletişimi engelleyen tepkisel söz ve tavırların tümü aslında. Alışkanlıklarımız sebebiyle farkında olmadan kullandığımız bazı kalıplara örnekler:

Ahlakçı Yargılar: Şahsi değerlerimizle örtüşmeyen davranışlarda bulunan insanları, yaptıklarının yanlış veya kötü olduğunu ima eden ahlakçı yargılarla değerlendiririz. “Beyazıt senin sorunun çok bencil olman”, “Bu yaptığın çok ayıp”, “Çok saygısızsın ve uygunsuz davranıyorsun” gibi.
Bu konuda Şiddetsiz İletişim™ diline bir örnek: “Beyazıt, program metinlerini hazırlama konusunda desteğine ve yardımına ihtiyaç duyuyorum, ikimizinde zamanını etkin kullanacak nasıl ortak bir yol bulabiliriz?”

Kutuplaşma Yaratan Dil: Zihinsel yargı ve davranış kalıplarımız ile Çakal Dili kullandığımızda insanları ve yaptıklarını sınıflandırıp ötekileştirerek kutuplaşmayı ve hasım/düşman imajlarını besleriz. “Beyaz’ın programı daha iyi”, “Diğerleri beş para etmez, Beyaz çok zeki çocuk” gibi.
Bu konuda Şiddetsiz İletişim™ diline bir örnek: “Beyaz’ın son show’un da konuğu olan Behzat Ç karakterini canladıran kişiyi dinlediğimde, kaygı duydum, sinemada fiziksel şiddet içeren konuların gündeme getirilmesi barış ve huzur ihtiyacımı karşılamıyor”.

Tehdit Etmek/Buyurmak/Korkutmak: Karşılıklı iletişimi baltalayabilecek en etkin yöntemlerden biridir. Genelde bir ceza ve ödül tatlandırıcısı eklenerek, diğerine istediğimizi yaptırmak konusunda yönlendirici olarak kullanılır. “Eğer Beyaz Show’a gitmek istiyorsan odanı hemen topla yoksa…..”
Bu konuda Şiddetsiz İletişim™ diline bir örnek: “Beyaz Show’a gitmek istediğini biliyor ve seni destekliyorum aynı zamanda ev işlerinde yardıma ihtiyacım var, yoksa çok yoruluyor ve sıkılıyorum, kendi odanı toplamak konusunda senden yardım rica ediyorum, bana yardıma gönüllü müsün?”

Karşılaştırma Yapmak: Mutsuzluğa ve depresyona götüren en etkili yollardan biridir. Medya sektöründeki programların ve show sunucularının rating kavramı üzerinden değerlendirilerek birbiri ile
kıyaslanması gibi.

Sorumluluk Almamak: Çakal Dili sayesinde, düşünce, his, söz ve eylemlerimizin sorumluluğunu almadan hareket eder ve iletişimde olduğumuz kişilerde öfke, kızgınlık, sinirlilik hallerini tetikleyebiliriz. Pasif Şiddeti fiziksel şiddete çevirebilen en etkin alanlardan biridir. “Trafik canavarı yine can aldı” ifadesi bu kalıbın en iyi örneklerindendir.

3. Şiddetsiz İletişim™ Nedir?

Şiddetsiz İletişim™ kendimizi ve karşımızdakini gözeterek, tehdit, korku, baskı ya da zorlama olmadan kendi isteğimizle bizi gönülden bağ kurmaya yönelten, içimizde canlanan his ve ihtiyaçlarımızı yürekten ifade edebilmemize keşif olanağı sağlayan yeni bir iletişim dili ve yoludur.

4. Hayatımıza Getirdiği Yeni Bakış Açısı?

Şiddetsiz İletişim™ herşeyden önce, yargılandığımızı yada tenkit edildiğimizi düşündüğümüz anlarda, refleks olarak ortaya koyduğumuz savunma, geri çekilme ya da saldırı gibi yerleşmiş tepkilerimizi farketmemizi sağlar. Bizi tetikleyen, yetiştirilirken edindiğimiz kalıplaşmış davranışları tanıma, kontrol edebilme ve dönüştürebilmemiz için destek olur. Bu da, hem kendimize ve başkalarına, hem de niyet ve ilişkilerimize farklı bir açıdan yeniden bakmamıza hizmet eder.

Hayatımıza Şiddetsiz İletişim™ kattığımızda, karşılaştığımız durum ya da içinde olduğumuz hali, yargılamak, etiketlemek, sınıflandırmak yerine, sadece olanı gözlemlemeye, hislerimizi ve ihtiyaçlarımızı açıklığa kavuşturmaya odaklanırız. Böylelikle özümüzden kaynaklanan şefkat hissinin derinliğini de keşfedebiliriz.

Şiddetsiz İletişim™ kendimizi ve karşımızdakini tüm varlığımızla ve içtenlikle dinlemenin önemini vurgulayarak, saygıyı, nezaketi ve empatiyi teşvik ederken karşılıklı iletişimi gönülden kurma isteğimizin oluşmasını sağlar.

5. Uygulama Alanları Nerelerdir?

Şiddetsiz İletişim™ özel ilişkilerde, aile içinde, eğitim kurumlarında, organizasyon ve şirketlerde, danışmanlık ilişkilerinde, müşteri ilişkilerinde, diplomasi ve siyaset alanında, her türlü anlaşmazlık ve ihtilaf durumlarında uygulanabilmektedir. Yani tüm hayatımızda!

6. Neyi Hedefliyorsunuz?

İlk hedef olarak elbette Şiddetsiz İletişimi™ Türkiye’de yaymak ve bir bilinç oluşturmayı hedefliyorum. Bu doğrultuda konuşmalar yapıyor, bireysel ve kurumsal bazda eğitim ve seminerler veriyorum. Ancak orta uzun vadede gönlümde yatan aslan, bu işe gönül verenlerle birlikte Türkiye’de Şiddetsiz İletişim™ dil ve bilinci üzerine eğitim yapan bir okul açabilmek.

“Dünya, biz ona ne anlam yüklediysek odur. Bugün eğer dünya acımasızsa, onu kendi davranışlarımızla acımasız yaptık. Eğer kendimizi değiştirip dönüştürebilirsek dünyayı da değiştirip dönüştürebiliriz; bu süreç kullandığımız dili ve iletişim yöntemlerimizi değiştirip dönüştürmekle başlar”

Arun Gandhi (Mahatma Gandhi’nin torunu)